İletişim Planınızı Yaparken
Sizi Bekleyen Beş Ölümcül Tuzak

Günümüzde, belli bir iletişim planı olmayan işletmeler, rekabette bir adım geriden gelmek zorundadır. Başarılı bir iletişim planı, şirketlere kendini hedef kitleye en etkili biçimde anlatma fırsatı verir; kurumsal güvenilirliği artırır; şirket hakkında olumlu bir imaj yaratılmasını sağlar. Ne var ki, iletişim planı hazırlığı, dikkat gerektiren bir süreç olup, bazı tuzaklara açıktır. İşte iletişim planınızı yaparken kaçınmanız gereken beş ölümcül tuzak:

kapangazete.jpg

Mesajınızı ve hedefinizi netleştirmeden planlamaya kalkışmanız:
İletişim planı yapabilmenin ilk koşulu, vermek istediğimiz mesajın ve bu mesajın kime verileceğinin netleştirilmesidir. Hedef kitlede belirsizlik ya da kime ulaşırsak kârdır zihniyeti ve mesajda kirlilik, belirsizlik ya da birçok mesajı birden verme telaşı, iletişim planınızın başarısızlığını garanti eder.

İletişimi medya ilişkilerinden ibaret görmeniz:
Kimi zaman iletişim planı yaparken, etkinlik iletişimi gibi iletişimin medya dışı alanlarını unuturuz ya da önemsemeyiz. Ama hedef kitlemizin yüzde kaçına gazete ve dergilerle ulaşabileceğinizi biliyor musunuz? İletişim planınızı hazırlamadan önce, siz en iyisi hedef kitle araştırması yaptırın ya da hem daha az maliyetli hem de hızlı ve güvenilir sonuç almak için PR planlama hizmeti veren bir firmadan “hedef kitle iletişim mecraları erişim oranları raporu” alın ve hedef kitlenizi tanıyın.

Kendi tercihlerinizle hedef kitle tercihlerini karıştırmanız:
Siz Milliyet gazetesini okuduğunuz için haberinizin Milliyet gazetesinde çıkması hoşunuza gidebilir. Ancak, hedef kitlenizin en çok okuduğu gazete Milliyet olmayabilir. Aynı şekilde, siz Akmerkez’de alışveriş yapıyorsunuz diye etkinlik için Akmerkez’i seçmek, hedef kitlenizle buluşamamak anlamına gelebilir. İkinci maddedeki önerimiz, bu madde için de geçerli.

Reklamınızı kullanarak haber olmaya çalışmanız:
Sakın nasıl olursa olsun çok olsun demeyin; aynı yayında yan yana yer alan reklam ve haber, her iki iletişim yönteminin de etkinliğini azaltabilir.

Bütün yayınlarda haber olma sevdasına düşmeniz:
Çoğunlukla hedef kitlenizin en çok okuduğu yayında çıkacak bir özel haber ya da röportaj, bütün yayınlarda yer almış bir bülten haberinden daha etkili olabilir. Tabii, önce hedef kitlenizin hangi yayını okumayı tercih ettiğini bilmelisiniz. Siz yine en iyisi bir PR planlama hizmeti veren firmadan “hedef kitle basın okurluk araştırması” alın ve hedef kitlenizin yayın tercih ve oranlarını öğrenin.

Bu tuzaklardan kaçınarak özenle hazırlanmış bir iletişim planı, işletmenizin gelecekteki başarısının garantisidir.

10 basamaklı iş planı

Planlamaya yabancı ya da sistematik planlamadan yoksun bir şirketin halkla ilişkiler bölümü herşeye rağmen planlama yapabilir mi? bu sorunun cevabı evet olmakla birlikte başarının sırrı PR planımızın şirketimizin planlamasının bir parçası olmasında yatar. Halkla ilişkiler, şirketin bütününden bağımsız davranamaz.
Planlama yapmak için ille de danışmanlara, çok dolarlı bütçelere ihtiyacımız yok. İlk adım planlamanın şirketinize katacağı verimliliğe inanmanız.
planw.jpg
Planlama yaparken bize klavuz olacak bir iş planı şablonunu sizlerle paylaşmak istiyorum. 10 basamaklı iş planı dosyasını buradan indirebilirsiniz.

Bir Günde ve Yedi Adımda Pazarlama Planı

yazan : David Frey

Etkili bir pazarlama planı yapmak için kırk fırın ekmek yemeniz gerekmez. Aslında, küçük boy işletmeniz için yalnızca bir günde başarılı bir plan yaratabilirsiniz. Başlarken üslup ya da planın mükemmelliği hakkında endişelenmeyin. Tek yapacağınız, bir kalem kağıt alıp işe koyulmak.

Birinci Adım – Pazarınızı ve rekabeti iyi kavrayın

Pek çok küçük işletme sahibi, ilk önce pazarı ve taleplerini (ihtiyaçlarını değil) anlamadan, ortalama bir ürün ya da hizmetle yola çıkarak büyük bir hata yapar. İnsanların istemedikleri bir şeyi satmaya çalışırsanız, almazlar.

Kârlı bir pazar, binlerce aç balığın olduğu bir göle benzetilebilir. Tek yapmanız gereken, yemi atmaktır; böylece göl, balıkların çılgınca beslendikleri bir alana dönüşür.

Pazarınızı anlamak için kendinize şu tür sorular sormalısınız:
- Pazarımda yeterli hizmet verilemeyen alanlar var mı?
- Ürün ya da hizmetlerime yönelik pazar alanları, para kazanabilmem için yeterince büyük mü?
- Yalnızca gelir-gider dengesi sağlamak için pazardaki payım ne olmalı?
- Pazar alanımda rekabetçi olabilmek zor mu?
- Rekabetçi olmak için sunduğum ürün ve hizmetlerde yatırım yapabileceğim zayıf noktalar hangileri?
- Pazar, sunduğum çok özel rekabetçi ürün ve hizmetleri istiyor ya da değerli buluyor mu?

İkinci Adım – Müşterinizi anlayın

Müşterinizi yakından tanımak, kolay satış yapmanın ilk adımıdır. (1) Müşterilerinizin kimler olduklarını, (2) ne istediklerini ve (3) hangi motivasyonlar sonucunda satın aldıklarını bilmeden, etkili bir pazarlama planı hazırlayamazsınız.

“İstekler”i, “ihtiyaçlar”la karıştırmayın. İnsanlar, ihtiyaç duyduklarını değil, istediklerini alırlar (Paraları olmasa bile!). Ve evet, bu gerçek, tüm o “üst düzey” şirket yöneticileri için de geçerlidir.

Müşterilerinizi gerçekten tanıyabilmek için kendinize şu tür sorular sormalısınız:
- Potansiyel müşterim, benzer ürünleri normalde nasıl (mağazadan, Web’den, kapıdan) satın alıyor?
- Satın alma sürecinde esas alıcı ve alma kararını etkileyen asıl kişi (eşlerden biri, satın alma aracısı, sekreter) kim?
- Müşterimin ne tür alışkanlıkları var? Örneğin, nereden (televizyon) bilgi alıyor?
- Hedef müşterimin satın almak için temel motivasyonları (iyi görünmek, acıdan kaçınmak, popüler olmak, vb.) nelerdir?

Üçüncü Adım – Bir niş seçin

Hedef müşterinizin “herkes” olduğunu söylerseniz, kimse sizin müşteriniz olamaz. Pazar, rekabetle çalkalanıyor. Büyük bir okyanusta yüzmektense, küçük bir su birikintisinde hoplayıp zıplayarak daha başarılı olursunuz. Belli bir niş çizin ve ona hakim olun. Daha sonra, ikinci bir nişe geçmeyi düşünebilirsiniz (Ama birinciye hakim olmadan olmaz!)

“Çocuk kazaları davalarında uzman bir avukat” ya da “kullanılmış araba satıcılarına hizmet veren yeminli muhasip” olabilirsiniz. Neyi kastettiğimi anladınız. İlginizi çeken ve kolay iletişim kurabileceğiniz bir niş seçtiğinizden emin olun.

Dördüncü Adım – Pazarlama mesajınızı oluşturun

Pazarlama mesajınız, müşteri adaylarınıza, ne iş yaptığınızı anlatmakla kalmaz; aynı zamanda müşteriniz olmaları için onları ikna eder. İki tip pazarlama mesajı oluşturmalısınız. Birinci pazarlama mesajınız, kısa ve doğrudan olmalı. Bazıları bunu ilgi uyandıran konuşmanız ya da işitsel logonuz diye tanımlayabilir. Bu mesaj, “Peki, siz ne iş yapıyorsunuz?” diye soran birine vereceğiniz yanıttır.

İkincisi, tüm pazarlama malzemelerinizde ve promosyonlarınızda yer alacak toplam pazarlama mesajınızdır. Pazarlama mesajınızın çekici ve ikna edici olması için aşağıdaki unsurları içermesine dikkat edin:
- Hedef müşteri adayının sorununa ilişkin bir açıklama
- Sorunun acil çözüm gerektirecek derecede ciddi olduğuna dair kanıt
- Neden müşteri adayınızın sorununu çözebilecek tek kişi/işletme olduğunuz konusunda bir açıklama
- İnsanların çözümünüzü kullanınca elde edecekleri faydalara ilişkin bir açıklama
- Benzer sorunları olduğu için yardım ettiğiniz müşterilerinizden örnekler ve alıntılar
- Fiyatlar, ücretler ve ödeme koşulları hakkında bir açıklama
- Şartsız garantiniz

Beşinci Adım – Pazarlama ortam(lar)ınıza karar verin

Kolay iletişim kurabileceğiniz bir niş seçmenin kritik olduğunu söylediğim bölümü hatırlıyor musunuz? Pazarlama ortam(lar)ınızı seçmek için işe koyulduğunuzda, bunun neden sağlam bir öğüt olduğunu anlayacaksınız.

Pazarlama ortamınız, pazarlama mesajınızı sunmak için kullandığınız iletişim aracıdır. Pazarlama için ayırdığınız dolarlarınızla en yüksek düzeyde geri dönüş elde etmenizi sağlayacak bir pazarlama ortamı seçmek önemlidir. Bunun anlamı, pazarlama mesajınızı niş içinde en çok sayıda müşteri adayına mümkün olan en düşük maliyetlerle iletmenizi sağlayacak bir ortam seçmeyi istemenizdir.

İşin sırrı, doğru aracı kullanarak mesajınızı pazarla eşleştirmenizdir. Emeklilerden oluşan bir topluluğa, delidolu bir radyo kanalından, hızlı tempolu ve gürültülü bir spotla seslenmeye kalkarsanız, hiçbir şey elde edemezsiniz. Bu, pazar, mesaj ve ortam arasında baştan sona uyumsuzluğun olduğu bir durumdur.

Başarı, bu üç öge arasında iyi bir eşleşme sağlandığında ortaya çıkar.

Altıncı Adım – Satış ve pazarlama hedefleri belirleyin

Hedefler, başarınız açısından kritiktir. Bir “dilek”, yazıya dökülmemiş bir hedeftir. Hedeflerinizi yazmamışsanız, halen yalnızca başarılı olmayı diliyorsunuz demektir. Hedeflerinizi yaratırken, bunların mantıklı, ölçülebilir, başarılabilir, gerçekçi ve belli bir zamanlamaya sahip olmasına dikkat edin.

Hedefleriniz, yıllık satış geliri, brüt kâr, satıcı başına satış gibi finansal ögeleri içermelidir. Öte yandan, satılan birimler, imzalanan sözleşmeler, kazanılan müşteriler, yayımlanan makaleler gibi finansal olmayan ögeleri de kapsamalıdır.

Yedinci Adım – Pazarlama bütçenizi oluşturun

Pazarlama bütçeniz, daha net olmak ya da çalakalem bir rakam belirlemek istemenize bağlı olarak çeşitli biçimlerde oluşturulabilir. Önce kabataslak bir hesaplama yaparak başlamak, sonra da daha detaylı bilgilerle bu hesabı desteklemek daha iyidir.

Sonuç

İşte, “Bir Günde ve Yedi Adımda Pazarlama Planı”nız. Gerçekten basit. Elbette, seçtiğiniz pazarlama ortam(lar)ı, mesajınızın uygunluğu ve ilgili masraflar hakkında daha detaylı çalışmanız gerekecek. Ama, plan geliştirmenin, zahmetli ve gereğinden fazla uzayan bir iş olmamasına çalışın. 80-20 kuralını hatırlayın. Sonuçların yüzde 80’i, çabalarınızın yüzde 20’sinden alınır.

Son öğüdüm, pazarlama planınızı oluşturmak için, kendinize hiç bölünmeden çalışabileceğiniz bir zaman dilimi ayırmanızdır. Bu plan, sizin ve ekip üyelerinizin hep referans alacağınız en önemli doküman olabilir.

Mutlu planlamalar!

Hedefi vuran bir iletişim için ön şart hedefi görmektir.

Medya iletişimde basın bültenleri misket bombaları gibidir, nerede patlayacakları ne kadar etkili olacakları hiç belli olmaz. Yine de en çok etkiyi sağlamak için hedefe yöneltilmeleri gerekmez mi?
Röportaj ise güdümlü füzeye benzer etkisi büyüktür ama hedefi bilmiyorsanız ne kadar etkili olacağı şansa kalmaz mı?
İletişimde etkililik ve yaygınlık nasıl? ve ne kadar? sorularının cevabı niteliğindedir ama asıl önemli soru kim? yani Hedef kitledir ve hedef kitle bağlantısı olmadan nasıl? ve ne kadar? sorularını sormak bizi yanıltabilir.

dart.jpg

Hedefi görmek için ne yapmalıyız?
1. Önce hedef kitlenizi tanımlayın.
2. Hedef kitlenizin yüzde kaçına hangi yöntemlerle ulaşabildiğinizi öğrenin.
3. Medya iletişimi ile hedef kitlenin yüzde kaçına ulaşabildiğinize bakın.
4. Hangi gazete ve hangi dergilerde hedef kitlenizin yüzde kaçına ulaşabileceğinizi değerlendirin.
5. Artık hedefi görebiliyorsunuz, atış yapabilirsiniz.

Pazarlama İletişimini bir bütün olarak gören ve hedef kitle tanımlarıyla başlayan bu sürecin adı “PRyolu” dur.
PRyolu planlama olmayıp sadece durumu gösteren bir haritadır ve “PRyolu” raporundan sonra planlama yapılmalıdır. Eğer “PRyolu” raporunuz hazır ise en etkin planlamayı yapıp hedefe yönelebilirsiniz.